21 Ekim 2018 Pazar

biz söylersek, çok şey değişir...

Günün rutinlerinden sabah, market ziyareti.
Evime en yakın olanı tercih ediyorum.
En yakındaki de, Şok Market’in Bursa’nın Yıldırım ilçesindeki Mollaarap şubesi.

Alışverişimi tamamlamak üzereyken, adamın biri kucağında ekmeklerle markete girdi. Ekmek reyonuna yöneldi ve kucağındaki ekmekleri çıplak elleriyle rafa dizmeye başladı.

Eh organik gıda üreten biri, hele bir kadın olarak, daha önemlisi ailesine her gün tertemiz, helâl yemek yapan biri olarak, bu gördüğüme kayıtsız kalmam mümkün değildi.

Adama yönelip “neden ekmeklere çıplak elle dokunuyorsunuz” demeye kalmadan, ekmek sepetini görünce, adamın Şok Market’in o şubesine her gün ekmek dağıtımı yapan fırıncı olduğunu anladım. Kucağında taşıdığı ekmeklerin değdiği kıyafetindeki mikroplar, çıplak elleriyle bütün ekmeklere dokunarak ortaya saçtığı bakterileri hayal etmek istemedim.

Kasaya yöneldim, durumu anlattım. Aldığım yanıt daha da beterdi; “Biz çok uyardık, ama fırıncı bizi dikkate almıyor. Üstlerimize de bildirdik, ama değişen bir şey olmadı…” 

Sessizce çıktım.
Yapacağım belli, durumu, personelinin uyarısını dikkate almayan üst yönetimin kulağına üflemek…
Üflemenin yolu da belli ve etkili; açarım twitter’ı, firmayı etiketler, yaşadığımı anlatırım.
Nitekim öyle de yaptım.
24 saat geçmedi.
Mesaj kutuma, Şok Market’in hesabından iletişim numaramı isteyen bir mesaj düştü.
Yazdım numaramı, ardından müşteri hizmetlerinden arandım, durumu anlattım, kapattık.
Aferin bir…

1 saat geçmedi.
Bu kez arayan Bursa-Yalova Bölge Sorumlusu.
Konuyla yakından ilgilendiklerini anlattı, konuyu ilettiğim için teşekkür etti güzelce.
Aferin iki…

Birkaç saat geçti.
Aynı kişi.
Markete ekmek aldıkları fırınla toplantı yaptıklarını, ekmek teslimatı hijyene uygun yapmaları konusunda uyardıklarını, ama fırının yanaşmadığını ve bu fırınla sözleşmelerini feshettiklerini anlattı.
Aferin üç…

Gerçi kuşkuluydum, firmalar böyle yakınan müşterilerini arayıp güzel sözlerle sakinleştirirler, ama ardı gelmez diye.
Ertesi sabah aynı markete gittim.
O fırının ekmekleri rafta yoktu.
Yıldızlı aferin…
Yıldızlı teşekkür Şok Market...

İşte size; “aman ben söylesem ne değişir ki” cümlesinin anlamını yitirdiği bir yaşanmışlık… 


1 yorum: